BÖLGELER                  

AKDENİZ  

 

ADANA

Adana... Çukurova'nin merkezi. Sicak iklimi ile insanin içini isitan sehir. Yemyesil Toros Daglari'nin önünde, doganin tüm renklerinin en coskulu biçimde sergilendigi, genis ovanin ortasinda Akdeniz'in masmavi sulari ile kucaklasmis, insani sonsuz ufuklara çeken tabiat harikasi kent.

Antik Kilikya bölgesinin en önemli şehirlerinden biri ve Hitit' lerden Osmanlı 'ya, gelmiş geçmiş bir çok medeniyetlerin besigi Adana Türkiye'mizin dörüncü büyük ilidir. Yunan mitolojisine göre Gök Tanrısı Uranus'un oglu Adanus'tan adini aldığı rivayet edilen Adana'nin çağdaş görünümünün yanı sıra, Akdeniz'e dökülen Seyhan (Sarus) Nehri'nin geçişine en müsait yerde kurulmuştur.

Bu konumu nedeni ile, kurulusu efsanelere dayanan Adana'nın tarihi binlerce yıl gerilere gider. Nice uygarliklarin, ünlü orduların, kumandanların ve yolcuların gelip geçtiği Çukurova'da, Adana tarih boyunca adeta bir gümrük kapisi olmustur.

 

 

 

 

ANTALYA

 

Bu surlardan günümüze şehrin içindeki birkaç burç ile Hadrian Kapısı ve yanındaki kuleler, limana bakan büyük kule ve liman surlarının bazı parçaları kalabilmiştir. İki surdan biri yat limanını, diğeri şehri at nalı gibi kuşatır. Kale Kapısı Meydanında  ayakta kalan kulelerden birisi saat kulesi olarak kullanılmaktadır. Surların kente girişi sağlayan dört kapısı vardır

 

Bugün Antalya'nın "Tarihi Çekirdek Kenti" olan ve "Kaleiçi" adıyla tanınan semti büyük bir kısmı yıkılmış ve yok olmuş iki surla çevrilidir. İç sur, yarım daire şeklinde yat limanını kuşatır. Restorasyon çalışmaları sonucunda Kaleiçi, pansiyonları, barları, çarşısı ile turizm merkezi haline gelmiştir. Liman ise yat limanı olarak düzenlenmiştir. Keleiçi restorasyon çalışmalarından dolayı Turizm Bakanlığı'nı 28 Nisan 1984 de FİJET tarafından Altın Elma (Turizm Oskarı) ödülü verilmiştir.

 

Düden Şelaleleri

Şehir merkezine yaklaşık 10 km. uzaklıktadır. 20 m. yükseklikten dökülen şelalenin ana kaynağı "Kırkgöz Mevkii"ndedir. Aşağı Düden Şelalesi ise Lara yolu üzerinde merkeze 8 km. uzaklıktadır. Yaklaşık 40 m.lik bir falezden denize dökülür.
 

 

 

ALANYA

 Alanya, geniş plajları, tarihi eserleri, modern otel ve motellerin sayısız balık lokantaları, kafe ve barlarıyla mükemmel bir tatil merkezidir. Gelenleri ilk karşılayan, Alanya Yarımadası'nın üzerinde bir taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu Kalesidir. Etkileyici kalenin yanı sıra eşi benzeri olmayan tersanesi ve anıtsal güzellikteki sekizgen Kızıl Kule görülmeye değerdir.

Limanı çevreleyen kafeler ve barlar akşam saatlerinde liman yolu boyunca el sanatları, deri, giysi, mücevherat, el çantaları ve yöreye özgü ilginç renklere bezeli su kabaklarının satıldığı butikler yer alır. Eğer mağaraları keşfetmekten hoşlanıyorsanız Damlataş Mağarası'nı gezmeniz gerekir. Mağara yakınında Etnografya Müzesi yer almaktadır. Tekneyle üç deniz mağarasına ulaşabilirsiniz: fosforlu kayalarıyla Fosforlu Mağara, korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası. Alanya'nın 15 km. doğusunda yer alan Dim Çayı Vadisi gölgelerin serinliğinde dinlenmek için ideal bir yerdir. Tüm sahillerinden denize girilebilen Alanya tam bir güneş, deniz, kum cennetidir.

 

 

 

KAŞ

 

Antalya'nın en ayrıcalıklı beldelerinden biri Kaş. Simena ve Patara iki kol gibi uzanıyorlar yanında. Lykia'nın göz bebeği Kaş, Toros Dağları'nın gölgesinde, Antiphellos antik kentinin üzerine kurulmuş bir harikalar diyarı. Sıcak kanlı Kaş halkı, bütün o popüleritesine rağmen doğayı bakir tutmayı başarmış. İlçe bugünkü adını, yarımada şeklindeki sahilinden dolayı almış. Yat turizmi açısından önemli bir yeri olan ilçe; sahili, kumsalı, şık restoranlarıyla öne çıkıyor. Açık söylemek gerekirse; yolu uzun ve virajlı, üstelik Side, Kemer gibi beldelerden buraya günü birliğine gelinip dönülmesi pek zor. Ama Kaş'a vardıktan sonra kentin güzelliği tüm yorgunluğunuzu alıp götürecek. Eski medeniyetlerin izlerini taşıyan Kaş, Likyalılar'ın Antiphellos kentinin üzerine kurulmuş. Yerleşim merkezi haline gelmesi, M.Ö. 2000'li yıllara dayanıyor. Kaş'a adını, Teke Bey vermiş. Göz biçimini anımsatan Meis Adası'yla birlikte düşünüldüğünde, ilçenin kaşa benzediğini düşünmek kaçınılmaz.

 

 

 

 

    

 

 

 

 

 

 

 

 

ANTAKYA

 

 

TİTUS (Vespasianus) TÜNELİ

 

Büyük İmaj İçin Tıklayınız

Büyük İmaj İçin Tıklayınız

Antakya merkeze 25 km. Uzaklıkta, Çevlik yöresinde M.Ö. 300 yılında Seleukos Nikator tarafından kurulan antik liman şehridir. Antik şehir içerisinde tapınak, Akrepol, Nekrapol alanı bulunmaktadır. Akdeniz ticareti için önemli olan limanın dolmasını engellemek amacıyla Vespasyanus zamanında başlayıp, Titus zamanında bitirilen 7 m. yüksekliğinde, 6 m. genişliğinde 1380 m. uzunluğunda insan eliyle yapılmış bir tünel bulunmaktadır. Tünelin yakınında Roma dönemine ait 12 Kaya Mezarı (Beşikli Mağara) yer almaktadır.

 



 

İSSOS HARABELERİ

Büyük İmaj İçin TıklayınızDörtyol-Erzin arasındadır. İskenderun-Adana karayolunun sol yakasında yer alır. Yoldan görülür. Çevrede su depoları, kemerler, tapınak ve Cenevizlerden kaldığı sanılan bir kale ve liman kalıntıları vardır. Pers kralı Darius lll ve Makedon kralı B.İskender’in M.Ö.333 tarihinde savaştığı bu bölge Helenistik dönemde kurulmuş ve Roma döneminde varlığını sürdürmüştür. Şu an bölgede antik şehir kalıntıları ve su kemerleri bulunmaktadır.

 

 

 

 BAKRAS KALESİ

Büyük İmaj İçin Tıklayınız

Aynı adla anılan köyün hemen üst tarafındadır. Köyün yolu Antakya-İskenderun yolunun 27. km.’sinde ayrılır. Yolun batısında, dağların arasında sarp bir tepe üzerinde yapılmıştır. Önceleri Belen geçidinin girişini, Antakya kurulduktan sonra ise Seleukos başkentini koruma gayesine hizmet etmiştir. Haçlılar döneminde de, Antakya Prensliğinin kuzeyde en önemli savunma noktasıydı.

 

 

 

 

 

KALKAN                                      

KALKAN,senede ortalama 300 gün güneş alan Türkiye Akdeniz sahillerinde bir yerdir.Bölge, temiz ve berrak Akdeniz’in etkileyici tarihi yerlerini ve muhteşem manzarasını zengin bir şekilde sunar.Kalkan eski bir balıkçı kasabasıdır. Ve Kaş Fethiye arasındaki tek emniyetli limandır. Denize inen beyaz boyalı evleriyle ve parlak renkli bengovitleriyle ünlüdür.

Halen bozulmamış doğasıyla eski uygarlıkların merkezinde yer alan Kalkan sakinlikten, rahatlıktan, doğal güzelliklerden temiz sahillerden çam ağaçlarıyla kaplı dağlardan ve eski LYCIAN şehirlerinden kalanları araştırmaktan hoşlananlar için ideal bir sahil kasabasıdır.

Tarihte bilinen ilk federasyon olan”IŞIK ÜLKESİ” LYCIA, Fehiye ve Antalya arasındaki şehir  mevkiini kapsar ve Kalkana 17km uzaklıkta olan bu yerin başkenti bugün Kinik olarak biliniyor eskiden XANTOS (Lycian dilinde Arna) du.

 

BELEK

"Güneydeki cennet..."
Belek Sadece bir turistik tatil yöresi değil aynı zamanda Akdeniz Bölgesinin doğal yaşam karakteristiğini barındıran önemli bir bölgedir.Bölgedeki yapılaşma bitki örtüsü ve beraberinde diğer canlıların yaşam dengelerini bozmayacak en az zarar verecek şekilde düzenlenmeye çalışılmıştır. "Aspendos,Perge,Kurşunlu Şelalesi..."
Tam bir doğa harikası olan bölgede gezilecek önemli yerlerin başında Aspendos gelir.Antik devirlerden kalma en iyi korunmuş tiyatro olan Aspendos tiyatrosu 15.000 kişilik kapasitesi ile bölgenin en iyi korunmuş bugüne kadar gelebilen ve hala kullanılmakta olan tiyatrosudur.Perge MÖ.1500 yılında kurulmuş olan antik bir şehirdir.Buradaki yüksek kule ve şehir kapısı,sütunlu yol görülmeye değer kültür hazinesidir.Kurşunlu şelalesi ise 100 den fazla kuş çeşidi ve gizli mağarası ile ziyaretçilerin ilgi gösterdiği bir başka doğa harikasıdır.
Yüzmeyi ve Golf sporunu buluşturan güneydeki en güzel mekanlardan biridir Belek...Golf sporuna gönül verenler için en seçkin tesislerin bulunduğu bu yörede doğa ile başbaşa tüm stresinizi atabilir gönlünüzce bir tatil geçirebilirsiniz.Ayrıca su sporlarının tümünü uygulayabileceğiniz mekanlara sahiptir.

 

 

SIDE

 

 

Side'nin Akdeniz'e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7. yüzyılda batı anadoluda yaşayan Kymeliler (Bugünkü Aliağa) tarafından kurulduğu söylenir. Ancak şehri kurdukları iddia edilen Kymeliler zamanla kendilerini unutarak Side dilini kullanmaya başlamaları kuruculuktan çok güneye göçü ve yerli halka karışımı işaret eder. Şehirde kullanılan yerel dile göre SİDE "Nar" anlamına gelmektedir ki "Nar" Anadolu'nun bereket sembollerinden olup Roma İmparatorluk dönemine dek şehrin sembolü olarak Side sikkelerinde kullanılmıştır.

 Side'de son yoğun yerleşim 1895 yılında Girit adasından göçen Türkler tarafından gerçekleşmiştir. Kalıntılar üzerindeki Selimiye adlı balıkçı köyü bugünkü çekirdeğini oluşturmuştur. Bugün asfalt kaplı olan ve her iki yanında yer yer sütunlu galerinin izlenebildiği ana cadde, agora ve tiyatrodan sonra yarımadayı kat ederek limana ulaşır. Akdeniz'in en işlek limanlarından biri olan Side, bu yoğun işlerliğinden dolayı sık sık dolup kirlenmekteydi ki temizlenmesi şehirlilerce yürütülen zor işlerden biri kabul ediliyordu. Zamanla bu güçlük yörede bütün güç işler için kullanılan "Senin işin Side limanına dönmüş" özdeyişi halini almıştır. Agoranın karşısındaki onarılmış hamam kompleksi günümüzde Side Müzesi olarak kullanılmakta, kazılarda ele geçmiş tüm buluntular değişik mekanlarında sergilenmektedir.

 

 

 
MANAVGAT

http://scramlings.de/~scram341/Manavgat.htm

Sınırları Çolaklı ile başlayan Manavgat, ünlü beldesi Side"den farklı olarak, kendine özgü doğal yapısı ve çeşitli yöresel zenginlikleriyle öne çıkıyor.

Ünlü Manavgat Şelalesi, Çolaklı, Ilıca, Kumköy, Selimiye, Sorgun, Titreyengöl ve Kızılağaç bölgelerinde yer alan büyük turistik otelleri, rafting, jeep safari, yamaç paraşütü gibi outdoor olanakları ile Akdeniz"in önde gelen merkezlerinden biri. Küçük pansiyonları, zengin maki bitki örtüsü, sıcak atmosferi ile ayrıcalıklı bir Akdeniz kasabası. Seleukeia gibi tarihi yöreleriyle bütün dünyanın ilgisini çekiyor.
Manavgat, M.Ö. 150-200 tarihleri arasında bir yerleşim merkezi haline gelmiş. Milattan önceki yıllarda yörede taşımacılık ve ticaret yapılırmış. Osmanlı İmparatorluğu döneminde bölgenin yakınlarına yörüklerin yerleştiği bilinmekte. Manavgat 1913'te ilçe olarak kabul edildi. Bölgenin önemli tarihi merkezleri, Seleukia, Selge, Alarahan, Etenna ve başlı başına popüler bir destinasyon olan Side
 

MERSIN

 

Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel, palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır. Bölgenin KIZUVATNA olarak bilinen en eski adı, Hitit devrinde QUE, Antik Çağda'da KİLİKYA olarak yeralmıştır. Müteakiben yörede Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Ramazonoğulları, Karamanoğulları, Osmanlı İmparatorluğu gibi tarih sayfalarında yer alan ve bulundukları yörede zengin kültür medeniyetleri bırakan birçok millet, sırasıyla bölgede egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Birinci yüzyılda yaşamış olan
Amasyalı coğrafya yazarı Strabon, bugünkü İçel ve çevresini Kilikya olarak tanıtmakta ve coğrafi açıdan bunu ovalık ve dağlık Kilikya olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Her iki Kilikya'nın da başkenti Tarsus idi. Dağlık Kilikya'nın sınırları Manavgat Çayından Limonlu'ya (Lamus Deresi) kadar uzanan bölgeyi, Ovalık Kilikya ise Limonlu'dan Amanos Dağlarına kadar olan alanı kapsıyordu. Bu sınırlar sabit olmayıp, Roma imparatorları tarafından yeni düzenlemelerle yeniden belirleniyordu. Bu bölgeler, bugün Taşeli ve Çukurova adını taşımaktadırlar.




 

KIBRIS

Akdeniz’in Sicilya ve Sardunya’dan sonra üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, üç kıtanın ticaret yollarının kesiştiği Doğu Akdeniz’de yer almaktadır. Adanın toplam yüzölçümü 9,251 kilometre kare olup, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzölçümü 3,242 kilometre karedir. Kıbrıs adasının en yakın komşusu, 65 km kuzeyinde yer alan Türkiye’dir. Ada ayrıca, Suriye’nin 100 km batısında, Mısır’ın da 420 km kuzeyinde yer almaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 2004 yılı tahminine göre toplam nüfusu 218,066’dır. Nüfusun, 103,312’i kadın ve 114,754’ü de erkektir. 2004 yılı nüfus tahminine göre kilometre kare başına nüfus yoğunluğu 67.3’dür. 2003 yılında kaba doğum oranı binde 15 iken, kaba ölüm oranı binde 8’dir. Başkent Lefkoşa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük kentidir. Deniz kıyısında yeralan, Gazimağusa ve Girne de diğer önemli kentlerdir. Güzelyurt ve Lefke ise geniş narenciye bahçeleri ile ünlü iki şehirdir.İklim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tipik Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü, yazların sıcak ve kurak, kışların ılık geçtiği bir ülkedir. Yağışların büyük bölümü Kasım - Mart döneminde düşmektedir. En soğuk ay olan Ocak’ta en düşük ve en yüksek hava sıcaklıkları ortalama 6ºC ve 16ºC’dir.En sıcak ay olan Ağustos’ta ise en düşük ve en yüksek hava sıcaklıkları ortalama 21ºC ve 35ºC dolaylarında olmaktadır.